17 Eylül 2013 Salı

Doğum Günü Çocuğu Ağlatılır Mı?


Saat itibariyle yeni bir yaşa adım atmış bulunmaktayım.
Fakat gözleri nemli bir şekilde...
Öncelikle kan bağımız olmasa da gönül bağımız olan kardeşlerimin telefonuma attıkları güzel ve içten mesajları beni çok etkiledi. Ardından başka bir arkadaşım neşe dolu sesiyle doğum günümü kutladı.
Fakat asıl pimi çeken annem oldu :D
O nasıl bir mesajdır ki kalbime dokundu öyle.
Annem benim yol arkadaşımdır.
Onsuz yapamam demeye korkuyorum Rabbim beni yokluğu ile imtihan eder diye.

Annem benimle büyüdü ben annemle...
O benimle çocuk oldu ben onunla büyük...
İlkokuldayken takla atmayı bir türlü beceremez, takla attığım istikametten oldukça sapardım :D Dalga geçtikleri için üzülürdüm. Annem yere koltuğun minderlerini serer, takla atmayı gösterirdi. Yaptığımdaki "Aferin" sesi hala kulaklarımdadır:D
Malesef resim konusunda da iyi değildim:D Mutfak masasında elmalı tepsimizin resmini çizerdik. Sahne çizip üzerine pamuk prenses ve 7 cüceleri çizerdik.
Saat kavramını daha iyi anlayayım diye duvar saatinin camını çıkarttırıp alıştırma yapmam için bana verirdi.
İlkokul 1.sınıf ya da daha küçüktüm olur da 'bayılırsam ne yaparsın' şeklinde beni sorguluyarak ani durumlara alışmamı sağlamıştı.Hatta uygulama olarak bayılma taklidi yapayım dedi ama ben o konuşmandan sonra olmasına rağmen korkup ağladığım için kısa sürmüştü :D
İkimiz içinde unutamadığımız o yağmurlu günde yolumuzu birlikte bulduk.
Kartondan bebek vardı. Hatta onların kartondan elbiseleri olurdu farklı farklı...Sanırım gazetenin hediyeleriydi. Onları annemle birlikte keser, giydirirdik.
Pazardan kaset aldığımız kaseti çalıp oynardık :D
Birlikte gezdiğimiz yerleri saymakla bitmez zaten.
....
Onunla hep gurur duydum hala da gurur duyuyorum. Sevgimi gösteremesem de çooook ama çoook seviyorum.
Rabbim annemin de babamın da kardeşim de yokluğunu göstermesin. Amin.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder